Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Kültür Topluluğu'nun Blog Sayfasına Hoşgeldiniz. Hoşça vakit geçirmeniz dileğiyle...
Arkadaşlar Facebook Grubumuza da bekleriz.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Utansın-Necip Fazıl Kısakürek

Utansın
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Kapadokya Yeraltı Şehirleri

Kapadokya Yeraltı Şehirleri

Yeraltı şehirlerinin yapımına hangi dönemde başlandığı kesin olarak bilinmiyor Şehirlerin Hitit döneminde var olduğuna, Hristiyanlık döneminde de genişletildiği ve özellikle Arap akınlarına karşı korunmak amacıyla kullanıldığına ilişkin bilgiler var Şehirlerin yiyecek depolamak amacıyla da kullanıldığı anlaşılıyor.

Ayrıca akılalmaz doğal havalandırma sisteminden dolayı uzaylılar tarafından yapılmış olabileceğini iddia edenler bile var.


-Özkonak Yeraltı Şehri

Avanos'a 14 km uzaklıktaki Özkonak kasabasında bulunan yeraltı şehri, İdiş Dağı'nın kuzey yamaçlarında volkanik, granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir yerde yapılmıştır Yeraltı şehri henüz tam olarak temizlenmemiş olup temizlendiği kadarıyla ziyarete açılmıştır.


24 Mayıs 2012 Perşembe

Kalem Suresi Meal-Tefsir


KALEM SURESi
Bu mübarek sure Mekke-i Mükerreme’de ilk nazil olan ‘Alak’ suresinin ilk ayetinden ve onu takiben nazil olan Fatiha suresinden sonra inmiştir. Kur’an-ı Kerim’de  68.suredir ve 52 ayetten oluşmaktadır. Bu mübarek surenin başlıca içeriği şunlardır:
  1.Hazreti Peygamberin ahlaki güzelliklerini beyan etmek ve onun kimlere itaat ve iltifat buyurmayacağını bildirmek.
         2.Bir takım kâfirlerin kötü ahlakını teşhir ve kendilerini alacakları cezalar ile uyarmak.
   3.Takva sahiplerinin, Müslümanların kâfirler gibi olmayıp cennetlere, nimetlere ulaşacaklarını müjdelemek.
      4.Hazreti Peygambere sabretmesini, kavminin arasından gazap edip ayrılmış olan Yunus (a.s) gibi olmamasını tavsiye etmek.
         5.Kur’an-ı Kerim’in yüce mahiyetini beyan etmek, onu yalanlayan müşriklerin kötü hallerini gözler önüne sermek.      
                

22 Mayıs 2012 Salı

Korku-Necip Fazıl Kısakürek

Bir kalbim var ki benim sevdiğinden burkulur
Kahredenden ziyade sevilenden korkulur

Hasret bir rüzgar kapı kapı aralar geçer
Gördüğüm her güzel şey beni yaralar geçer

Ölüm güzel şey ,budur perde ardından haber

Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü Peygamber

Ne kervan kaldı ne at hepsi silinip gitti
İyi insanlar iyi atlara binip gitti

Söndürün lambaları uzaklara gideyim
Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim

Her ağızda her telde fanilik dırıltısı
Sonunda tek bir şarkı tabutun gıcırtısı

Ölecekmiyim tam da söyleyecek çağımda
Söylenmedik cümlenin hasreti dudagımda

Necip Fazıl Kısakürek

Otuz Beş Yaş-Cahit Sıtkı Tarancı




OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Ben Orhan Veli-Müşfik Kenter'in Sesiyle


Ben orhan veli
1914'te do
ğdum.
1 ya
şında kurbağadan korktum.
9 ya
şında okumaya,
10 ya
şında yazmaya merak sardım.
13'te oktay rıfat'ı,
16'da melih cevdet'i tan
ıdım.
17 ya
şında bara gittim.
18'de rak
ıya başladım.
19'dan sonra avarelik devrim ba
şlar.
20 ya
şından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim.
25'te ba
şımdan bir otomobil kazası geçti.
Çok aşık oldum.
Hi
ç evlenmedim.
Ben Orhan Veli

Ben Orhan Veli

İstanbul'u Dinliyorum-Orhan Veli Kanık


İSTANBUL'U DİNLİYORUM
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
                    
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.